Eyüp Mûsıkî Derneği - Vakfı

Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi (1630/1640!-1711)
Klâsik ve
dinî mûsıkînin en büyük bestekârlarından, hattâ dehâlarındandır.
Bilinen kayıtlara göre doğum tarihi (M. 1630-1640) yılları
arasındadır. Mevlânâkapısı civarında o zaman “Yaylak” denilen yerde
doğdu. İyi bir tahsil gördü. mûsıkîde hocası büyük mûsıkîşinas Hâfız
Post’tur. Beş padişah devri yaşamış olan Itrî’nin şöhreti Sultan IV.
Mehmed’e kadar ulaşmış, pek çok lütûf görmüş, beğeniler almış ve
padişahın nedîmi olmuştur. Hayatının sonlarına doğru kendi ricasıyla
“Esirciler Kethüdalığı”na atanmıştır (1694).
İyi bir
hanende, hattat ve şair olan Mustafa Itrî (M. 1711) yılında
ölmüştür. Çeşitli târihi kaynaklar Itrî’nin mezarının Edirnekapı
dışında Mustafa Paşa tekkesi yakınlarında olduğunu yazmaktadırlar.
Söz konusu mezar İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından
geçtiğimiz yıllar içinde restore edilmiştir.
Gerek klâsik
gerekse dinî Türk mûsıkîsinde gerçek anlamda şaheserler
bestelemiştir. 1000’den fazla eser bestelediği halde ne yazık ki
zamanımıza ancak 10 adet dinî, 28 adet din dışı sözlü eser ve 4 adet
de saz eseri olmak üzere 42 adet eseri gelebilmiştir. Din dışı
eserlerinden güftesi Hâfız’a ait:
“Gülbin-i
ıyş mîdemed, sâkî-i gül’zâr kû
Bad-ı bahar
mîvezed bâde-i hoş-güvar kû”
beytiyle
başlayan Neva makamındaki Kâr’ı son derece sanatlı, erişilmesi
mümkün olmayan bir şaheserdir. Segâh makamında olan Sâlât-ı
Ümmiye’si de bütün İslâm âleminde bilinen, okunan ve bir daha
benzeri bestelenmemiş ve bestelenemeyecek kadar uhrevî, mûsıkî
şaheseridir.
Yine sözleri
Hz. Mevlânâ’ya ait Segâh makamındaki Mevlevî Âyîn-i Şerîfi, âyîn
besteciliğinin en güzel örneklerindendir. Bütün İslâm alemini saran,
bütün Batı âlemini dahi etkileyen ve de mûsıkîde dünyanın sekizinci
harikası diye nitelendirilen, sadece altı nota ile bestelenmiş
Kurban bayramının tekbîri Segâh makamındadır. Ve yine güftesi Hz.
Mevlânâ’ya ait olan Rast makamındaki Na’t-ı Mevlânâ’sı dinleyenlerin
üzerinde ulvî ve ruhanî bir etki yapan emsalsiz bir eserdir. |