Eyüp Mûsıkî Derneği - Vakfı

Şakir Ağa
(1779-1840)
19. yüzyıl
klâsik Türk mûsıkîsinin en önde gelen isimlerindendir. 1779 yılında
doğdu. Küçük yaşlarda İstanbul'a geldiği sanılmaktadır. Henüz 12
yaşında iken, kendisine bir keman alınıp bir de Musevi hoca tutulmuş
ve mûsıkîye başlamıştır. Ancak, babası mûsıkîyle uğraşmasını
istemediğinden bu çalışmasını yasaklamıştır. Mûsıkîyle uğraşmasına
engel olunması küçük Şakir'in ciddî şekilde rahatsızlanmasına yol
açmış, bunun üzerine babası Enderun'a girmesine müsaade etmiştir.
Sultan II.
Selim'in Hazîne Kethüdası Salih Bey'in dairesinden yetişmiş, ilk
mûsıkî derslerini Hanende Başçavuş Mustafa Ağa'dan almıştır. Parlak
sesi ve fevkalâde kabiliyeti ile göze çarpan genç Şakir, Enderun'da
hoca olan Hammamizâde İsmail Dede Efendi'den de çok faydalanmış,
eserler meşk etmiştir. 1808'de Sultan II. Mahmud padişah olduğu
zaman Hâzine Odası'ndan Çavuş rütbeli Şakir Ağa, çok iyi bir
bestekâr, fevkalâde güzel sesli ve okuyuşundaki üslûbu, tavrı ile
değerli bir hanende idi. Ayrıca iyi bir tanburî ve kemanî olarak da
şöhrete ulaşmıştı. Sultan II. Mahmud'un padişah oluşundan bir kaç
yıl sonra (padişah nedîmi), 1820 yılında ise müezzin başı oldu.
Şakir Ağa,
1828'de saraydan ayrıldı. Kendisine (Hacegânlık) payesi verildi. Bir
süre vergi tahsildarlığı da yapmıştır. Daha sonra evinde mûsıkî
dersleri vermiş ve saraydan ayrılışından 12 yıl sonra evinde
ölmüştür. Eyüp Sultan Camii mihrabı önüne gömülmüştür.
33 yaşında
iken Ferahnak makamını icat etti. Bu makamdan klâsik takımı Dede
Efendi ile birlikte oluşturdular. Şakir Ağa, kâr, I. beste, yürük
semâîyi; Dede Efendi'de II. beste ile ağır semâî'yi bestelediler.
Şakir
Ağa'nın bestekârlığını çok ince bir duygu ve zevkin yüksek sanat
kudreti taşıyan melodik cümlelerle ihtişamlı anlatımı olarak
nitelendirebiliriz. Klâsik formdaki dört eseri dışındaki eserleri
şarkı formundadır. Şakir Ağa büyük bir şarkı bestekârı olarak
gösterilebilir. |